FELSEFE
14.12.2023 15:51

Hakikat Bilgisine Ulaşmak

Mehmet Ali Kaya
Mehmet ALİ KAYA
Hakikat Bilgisine Ulaşmak

İlim, hak ve hakikate uygun bilgidir. Yanlış bilgi, bilgi değildir. Doğruya ulaşmak ve yanlışlardan kurtulmak ancak istikra ile akıl ve mantık çerçevesinde araştırma yapmakla, yani, istidlal ile, nazarî bilgilerle, nazar-ı hikmet ve istikra-i tam ile elde edilir.

İlim, hak ve hakikate uygun bilgidir. Yanlış bilgi, bilgi değildir. Doğruya ulaşmak ve yanlışlardan kurtulmak ancak istikra ile akıl ve mantık çerçevesinde araştırma yapmakla, yani, istidlal ile, nazarî bilgilerle, nazar-ı hikmet ve istikra-i tam ile elde edilir. Bu sebeple akademik bilgi, düzenli, disiplinli, akıl ve mantık kuralları çerçevesine elde edilen bilgilerdir.

Bediüzzaman “Hilkat-i âlemde maksud-u bizzat ve galib-i mutlak, yalnız hüsün ve hayır ve hak ve kemaldir. Amma şer ve kubh ve batıl ise, tebeiye, mağlube ve mağmuredirler” (Muhakemat, 63.) buyurur. Zira yüce yaratıcı olan Allah’ın bir ismi de “Hak”tır. Daima hak ve hakikat olarak yaratmıştır.

Gerçeğe ve hakikate ulaşmak için her şeyden önce “Zaruri Bilgilere” sahip olmak gerekir. Zaruri bilgiler salim ve sağlam olan duyularımızla elde ettiğimiz şüphesiz bilgiler ve mantık çerçevesinde elde ettiğimiz aklî bilgilerdir. Meselâ “10 sayısı 3’ten büyüktür.” “Bir şey hem hâdis hem kadim olamaz.” “İki zıt bir arada bulunmaz.” “Bir şey hem var hem yok olamaz” gibi akılla elde edilen bilgiler de zorunlu bilgilerdir. Bu bilgiler gerçeğin ta kendisidir.

Zorunlu bilgiler yakînî bilgilerdir. Yakînî bilgiler ise “iki kere iki dört eder” gibi mantıklı bilgilerdir. Yine “Düşünüyorum, o halde varım. Ben varsam beni yaratan da vardır” bilgisi de yakînî bir bilgidir. Descartes bu düşüncesi ile Rasyonalist Felsefenin temelini atmıştır. Ancak İmam Gazali ondan yüzlerce sene önce aynı şeyleri ifade etmiştir. Gerçeği aramanın düşünme, aklını kullanma ve istikra yoluyla olduğunu ifade etmiştir.

Gazali şöyle der: “İnsanın kendi varlığından şüphesi yoktur. Onun varlığı cesedinden kaynaklanmaz. Kendisini unutsa, gözünü kapasa, her şeyi gözünden silse yine kendi varlığını kabul eder” (Kimya, 1:11-12.) demektedir.

İnsanı yaratan ve onun terakki ve tekâmül etmesini isteyen Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik içinde bırakır” (En’am Suresi, 6:125.) buyurur. Burada İslam’a açmak hak ve hakikati anlamaya açmak anlamındadır. Zira İslam hak ve hakikat demektir.

Hak ve hakikate ulaşmak da aklı kullanmaya bağlıdır. Bu hususta da yüce Allah “Hiç kimse Allah'ın izni olmadan iman etmez. Aklını kullanmayanları ise, yanlışın ve dalaletin pisliği içinde bırakır” (Yunus Suresi, 10:100.) buyurur. Peygamberimiz (asm) “Allah varlığı karanlık içinde yarattı, sonra onların üzerine nurunu saçtı ve varlık alemine çıkardı. Kime bu nurdan isabet ederse o kimse hidâyeti bulmuştur ve kime de isabet etmemişse o kimse dalalettedir” (Tirmizi, Ahmed b. Hanbel) buyurmuşlardır. Burada kast edilen eşyanın hakikatini ve mahiyetini anlayacak nur olan hakikat ilmi ve akıldır. Akıl nuru ile eşyanın mahiyetini ve yaratılış amacını bilerek, eserden ustaya, sanattan sanatkara, kitaptan kâtibe intikal ederek hakikati anlamak ve idrak etmektir.

Hakkı bilmek, hak ve hakikati bulmak, haklı olmak hidayete ermek ve istikamette olmak demektir. İnsanlar güçlü oldukları için, çok oldukları için değil, haklı oldukları için güçlüdür. Hakkı müdafaa etmek en büyük fazilet ve hidayettir. İhlas hakkı müdafaa etmek demektir. Sabır da hakkı müdafaa etmek ve hakta sebat etmektir.

İmanın gereği hakkı bulmak ve hakta sebat etmek, hakkı müdafaa etmek ve hakkı savunmaktır. Hak hasmın elinde çıksa ona sahip çıkmaktır. Meşveretin amacı hakkı bulmak ve hakikati ortaya çıkarmak, doğru olan yapmaktır. Hakka ve hakikate hürmeti ve saygısı olmayanın imanı kemale ermez, zamanla haktan sapar ve dalalete düşer. Bu durum “Allah o insanı dalalete attı” şeklinde ifade edilir. Hakka hürmetsizlik, hakla mücadele etmenin cezası dalalete düşmektir.

Youtube Kanalıma Abone Olun!

Düzenli olarak paylaştığımız videoları kaçırmayın.

Abone Ol