DİN
15.2.2025 12:54

Risale-i Nurları Anlamak İçin

Mehmet Ali Kaya
Mehmet ALİ KAYA
Risale-i Nurları Anlamak İçin

Risale-i Nurlar Kur’ân-ı Kerimin bu asra hitabı ve mesajı olup Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin dilinden bizim istifademize sunulmuştur. Risale-i Nurları okumak ve ondan “Yüksek İman Dersi” almak çok büyük bir mazhariyettir. Bu nimet-i uzmaya mazhar olanlar ve imana hizmet içinde bulunanlar ne kadar şükretseler azdır.

Risale-i Nurlar Kur’ân-ı Kerimin bu asra hitabı ve mesajı olup Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin dilinden bizim istifademize sunulmuştur. Risale-i Nurları okumak ve ondan “Yüksek İman Dersi” almak çok büyük bir mazhariyettir. Bu nimet-i uzmaya mazhar olanlar ve imana hizmet içinde bulunanlar ne kadar şükretseler azdır.

Risale-i Nurları okuyanların imanlarını onunla inkişaf ettirerek istifade etmeleri için aşağıdaki şartlara uymaları gerekir.

1. Samimiyet ve İhlâs: Risale-i Nur imanda ihlâs ve samimiyeti ders verdiği için onu okuyanlarından da samimiyet ve ihlâs ister. Risale-i Nur iman dersi verdiği için imana muhtaç gönüllere ders verir. İmana muhtaç olmayana Risale-i Nurun vereceği bir şey yoktur.

2. Merak: Merak ilmin hocasıdır. İnsan neyi merak ediyorsa onu bir şekilde öğrenir. Allah insan fıtratına “merak” duygusunu yerleştirmiştir. Bu duyguyu amacına uygun kullanır, sadece dünyaya çevirmez, ahirete yönlendirirse İlâhiyata, Allah’a ve ahirete ait pek çok şeyi Risale-i Nurlardan öğrenebilir. Bir kişiye bir şeyi öğretmek isteyen ona ait merak duygusunu tahrik etmesi ve ona bunu istetmesi ve merak ettirmesi gerekir.

3. Gayret: İman insana dünya ve ahiret saadetini kazandırdığı için bunu kazanmak kolay değildir. Ciddi bir gayret ve çalışma ister. Bediüzzaman “Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değildir” demektedir. İhlâs ile kim ne isterse Allah verir. Bu gayret ve ciddiyet olmazsa ilim ve iman sahibi olmak da kolay değildir.

4. İstikrar ve Devamlılık: Risale-i Nur bir ibadet-i tefekküriye olduğu için devamlılık ister. Peygamberimiz (sav) “Allah katında amellerin hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır” buyurmuştur. Bilhassa ilim ve ibadet devamlılık ister.

5. Sadâkat ve Bağlılık: Risale-i Nur’un “Marifetullah” derslerinden tam istifade etmek için sadakat şarttır. Doğruluğun ve sadakatin kerameti vardır. Sadakat ve samimiyet Risale-i Nurun marifetullah dersini sadece aklen değil, kalben ve ruhen anlamaya sebeptir. Bediüzzaman hazretleri “Bir sene bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan bu zamanın hakikatli bir âlimi olabilir” demektedir. İlim sadece bilgi birikiminden ibaret değildir. Bilgi ham madde ve malzemedir. Bundan faydalı bir sonuç çıkarmak için anlayış/fıkıh denen irfan gereklidir. Bu da ancak ihlâs, bilgi birikimi, yorum ve anlayış beraber olmalıdır. Bu nedenle akademisyenlere ilim adamı denilmektedir; ancak âlim denilmemektedir.

6. Dua ve Tevfik: Kişi her ne kadar ilim ve irfan sahibi olsa da “Tevfik” denen Allah’ın yardımı olmazsa marifetullahta ve terakkide muvaffakıyet mümkün olmaz. Bu nedenle dua ve niyaz ile Allah’tan yardım istemek gerekir. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Rabbim ilmimi artır” (Taha, 20:114) diye dua etmemizi tavsiye etmektedir. İlmin amacı Allah’ı tanımak ve Allah’a yakınlaşmaktır. Allah’tan istenecek en önemli şey ilimle marifetullahta terakkidir. Peygamberimizin (sav) “Fayda vermeyen ilimden Allah’a sığınırım” buyurması “Kişiyi Allah’a yaklaştırmayan, Allah korkusu vermeyen ve Allah’tan uzaklaştıran her nevi ilimden Allah’a sığınırım” demektir.  Nitekim yine peygamberimiz (sav) “Kişinin ilmi artar Allah korkusu artmazsa Allah’tan uzaklığı artar” buyurmuşlardır.

7. Risale-i Nuru anlayarak okumak için “din dili” olan dini terimleri ve kelimeleri öğrenmelidir. Her ilmin kendi dili vardır. Risale-i Nurun dili ise din dilidir. Din dili öğrenmeden ilahiyata, maneviyata ve ahirete ait ulvi ve yüksek hakikatler anlaşılamaz. Bu nedenle Risale-i Nurlarda geçen dini terimleri ve vahiyden, vahiy dilinden gelen kelime ve kelamları öğrenmelidir.

8. Risale-i Nuru teenni ile devamlı olarak okumak gerekir. Risale-i Nur hem marifet, hem ilim, hem zikir ve tefekkür olduğu için okunması ilimle ibadettir. Bu nedenle risaleler “gazete gibi” okunmamalıdır. Bunun için Risale-i Nurları okurken “Tıp, Felsefe, Matematik” dersine çalışıyor gibi elinde kalem bulundurarak, not tutarak ve dini terimleri lügatten bulup anlamaya çalışarak, güzel vecizeleri yazıp ezberleyerek istifadesini artırmalıdır.

9. Fihrist ve özet çıkarmak risaleleri anlamak için Bediüzzaman’ın uyguladığı bir metottur. Bediüzzaman 15. Lem’a ve 10. Şua Risaleleri ile bu konuda talebelerine örnek bir çalışma sunmuştur. Bu risale hem bir özet, hem de bir nevi tafsilatlı fihristtir.

10. Risale-i Nurun okunduğu sohbetlere katılmak ve dikkatle okunan Risaleleri dinlemek risaleleri anlamak için şarttır. Zira “dinleyen okuyandan dahi iyi anlar” ayrıca “dinleyenin himmeti okuyanı ve konuşanı şevke getirir” denilmiştir. Ortak okumalarda istifade çok daha verimli olur. Bu nedenle Bediüzzaman “Her yerde küçük bir Dershane-i Nuriye açmak lazımdır” (Sikke-i Tasdik-i Gaybî, 3) buyurmuştur.  Okumak, anlamak ve paylaşmak risalelerden istifadeyi kat kat artıracaktır. Bediüzzaman hazretleri de “Her şâkirdin vazifesi, yalnız kendi îmanını kurtarmak değil; belki başkasının îmanlarını da muhâfaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddi devam ile olur” (Kastamonu Lâhikası, 202) diye bunun önemini ifade etmiştir.

11. Peygamberimiz (sav) “Her bir mekânın bir makamı vardır” buyurdular. Bu nedenle Tevhid bahsi okunurken onunla ilgili hususlara atıf yapılmalıdır. İlgisi olmayan, makamın iktiza etmediği hususlara açıklama yapıyorum diye girmek konuyu dağıtır ve daha da anlaşılmaz hale getirir. Bu nedenle Zübeyir Ağabeyin dediği gibi “Risale-i Nurlar okunurken fazla izaha girilmez, kelimelerin manaları verilir ve ilgili konuda başka yerde izahı varsa orası okunarak yine risalelerle açıklama yönüne gidilir.”

Youtube Kanalıma Abone Olun!

Düzenli olarak paylaştığımız videoları kaçırmayın.

Abone Ol